ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİSİ

Çocukluk ve ergenlik yaşlarında ortaya çıkan psikiyatrik sorunlar psikiyatrik yardım gerektiren sorunlardır.

Otizm, zekâ gerilikleri, disleksi, dikkat eksikliği, dürtü kontrol bozuklukları gibi gelişimsel sorunlar çocukluğun ilk yaşlarından itibaren başlayabilir ve kimi zaman ergenlik dönemlerinde devam eder. Kimi zaman kendiliğinden kimi zamanda psikiyatrik yardımlar ile düzelir.

Halk arasında bilinen yanlış inanışlardan biri olan ilaçların çocukların beynine zarar verdiği düşüncesi doğruyu yansıtmamaktadır. Gerekli olduğu zamanlarda kullanılan ilaçlar bu bozuklukların tedavisinde işe yarar ve sorunların ileri yaşlara taşınmasına engel olur, çocuğun sosyal adaptasyonunu kolaylaştırır.

Tüm psikiyatrik tedavilerde olduğu gibi temel prensip en az ilaç, en az süre ve en az dozda ilaç kullanılmasıdır. Ancak birçok ailenin “Gidersem doktor ilaç verir, bu da çocuğuma zarar verir o yüzden götürmeyeyim, durumu neyse idare etsin” anlayışı çocuklara sadece zarar vermekte, onların eğitimini olumsuz etkilemekte, başarısız olmalarına neden olmaktadır. Buna ek olarak bu hastalıklar çocukların arkadaşları tarafından dışlanmalarına ve davranış sorunları gösteren çocuklar hâline gelmesine de neden olabilmektedir.
Çocukluk çağlarında yaşanan sorunlar sadece psikiyatrist tarafından değil, psikolog, gelişim uzmanları tarafından da değerlendirilmesi gereken sorunlardır. Bu sorunları klinik düzeyde olmadığı çocukların hayatını etkilemediği durumlarda psikolojik ve pedagojik yardımlarla toparlanmaları mümkünken sorunun büyüdüğü tedavi gerektirdiği durumlarda tek başlarına yeterli gelmemektedirler.

Ergenlerde depresyon, dikkat eksiklikleri, davranış problemleri, internet bağımlılıkları, madde kullanımları ve kaygı bozuklukları gibi bozukluklar sıkça rastlanmakta olup zamanında yakalanıp tedavi edildiğinde kalıcı bir problem yaşanmamaktadır. Ancak bu yaşlarda farkına varılmadığı, farkına varıldığı hâlde ihmal edildiği ve yine aynı çocuklarda olduğu gibi “Gidersek ilaç verilir, onun da zararı olur” diye düşünüldüğünde problemler çözülmediği gibi kronikleşmekte ve sonraki zamanlarda tedavisi zorlaşmaktadır.

ÇOCUK VE ERGEN BESLENME

Çocuğun beslenmesinde amaç, normal, sağlıklı büyüme ve gelişmeyi sağlamaktır. Büyüme ve gelişme, fiziksel ve zihinsel değişim süreçlerini kapsar. Çocuğun beden ölçüleri artar, hücrelerin yapıları ve işlevleri, motor ve bilişsel yetenekleri, duygusal ve bilişsel işlevleri, sosyal davranışları olgunlaşır.

Çocuklarda büyümeyi saptamak için yaş, ağırlık ve boy uzunluğu, doğum ağırlığı, boya göre ağırlık ölçeklerini kullanırız. Büyüme gelişme standartlarındaki göre yüzdelik dilimi belirliyor ve toplumun diğer sağlıklı çocuklarına göre fiziksel büyümenin hangi seviyelerde olduğunu saptıyoruz.

Yetersiz ve dengesiz beslenen çocukların boy ve ağırlığı büyüme ve gelişme standartlarındaki değerlendirmelerimize göre düşük, alt seviyelerde kalmaktadır. Bir diğer taraftan bu standartlara göre çocukların değerlendirmenin çok üst seviyelerde olmalarını da istemiyoruz. Bu seviyeler büyüme-gelişmenin çok hızlı ilerlediğini gösterir ve geleceğe dair hastalıklara neden olabilir.

Çocuklarda beslenme yaş gruplarına göre farklılıklar göstermesine karşın her dönemde yeterli ve dengeli beslenmesine dikkat edilmelidir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; 1-5 yaş arasında kazanılan beslenme alışkanlıkları çocuğun ergenlik ve yetişkin dönemlerindeki sağlığın bir belirleyicisi.

Yetersiz- dengesiz beslenme; obezite, yüksek tansiyon, diyabet rahatsızlıkları, boy kısalığı, zihinsel gelişim geriliği, bağırsak problemleri gibi sorunlara neden olabilir.

Ergenlik döneminde yüksek oranda tüketilen kapalı paketli gıdalar, ayaküstü atıştırmalıklar, fast food tarzı yüksek yağ ve yüksek karbonhidrat içeren besin ağırlıklı beslenme en sık karşılaştığımız beslenme bozukluklarıdır.

Çocuklar geleceğimizdir. Gelecekleri için yapabileceğimiz en büyük yatırım onlara sağlıklı alışkanlık ve sağlıklı düşünme tohumları bırakabilmektir.  Bu nedenle Yaprak Terapi ekibi olarak çocukların ve ergenlerin gelişimlerini iyiye taşıyabilecek beslenme desteğinde ev içi bireylerin çocuğa rol model olmalarını istiyoruz. Bu nedenle seanslarımızda ebeveynlerin de yer almasını önemsiyoruz. Diyet hizmeti çocuğun sevmediği besinleri sevdirecek tarif ve öneriler sunar. Tüketilen besinlerin karbonhidrat, yağ, protein oranları hakkında ebeveyni bilgilendirir, nelerin düzeltilmesi gerektiğini açıklar, beslenme planını oluşturulur.  Çocukların sevebileceği sunumlara da yer verirken aynı zamanda çocuk veya ergen bireylerin beslenmelerini neden düzeltmeleri gerektiğini onların da anlayabileceği dilde açıklar.

Diyet hizmeti aile bireylerinin neredeyse hepsinde olumlu değişimler yaratır.